18 Aralık 2014 Perşembe

Gezegenimizin Özgür Köşeleri - 1 - FB Ülker Sports Arena

Bundan böyle, tüm özgür alanları tek tek gezeceğiz ve izlenimlerimizi sizlerle paylaşıyor olacağız.
Ülkemizin bu konuda alacağı çok uzun mesafe olmasına rağmen, adımları sıklaştıracak tek yol birlikte hareket etmek. Öğrenmek ve paylaşmak. İşte bu yazımızda, İstanbul'da tüm dezavantajlı grupların rahatça özgürleşeceği bir spor-seyir aktivite mekanını paylaşacağız. Özellikle basketbol seven herkesin rahatça ve eşit koşullarda bu aktivite alanında konforu yaşayacağını söyleyebiliriz. Burası Fenerbahçe Ülker Sports Arena... Ataşehir'de bulunan spor ve gösteri sanatları etkinliklerine ev sahipliği yapan mekan; asansörleri, rampaları, alışveriş noktaları ve seyir alanları açısından oldukça elverişli. İstanbul’un hangi yakasında oturuyorsanız oturun, maç tarihleri ve saatleri günler
öncesinden belirlendiği için aracı olmayanların "alo taksi" hizmetlerinden faydalanmasını tavsiye ederim. Büyükşehir ve Kadıköy belediyeleri birkaç araçlık filoları ile buraya ücretsiz erişmenizi sağlayabilir. Toplu ulaşım ile özellikle maç sonralarında sorun yaşamanız yüksek olasılıklıdır.  Biletinizi almadan önce rezervasyon yaptırmak için 0 (216) 687 2100 numaralı telefondan bilgi ve destek alabilirsiniz. Artık tek koşul kalıyor o da; sizinle birlikte refakatçi olarak etkinliğe ücretsiz olarak katılacak kişiyi alarak (refkatçiye ihtiyacınız varsa tabi) maç saatinde Biletix gişesine "Başbakanlık Özürlü Kimlik Kartı" ile birlikte gelmek. Daha sonra maçı seyredeceğiniz bölüme kadar size eşlik eden görevli vakit kaybetmenizi önlüyor.  Eğer ilk kez gidiyorsanız mutlaka yardım isteyiniz. Aracınız ile geldiğiniz takdirde salonun otoparkından ücretsiz olarak faydalanabiliyorsunuz.





8 Eylül 2014 Pazartesi

Hüseyin Aksu


1975 yılında İstanbul’da doğdum. 6 aylık iken geçirmiş olduğum polio sekeli nedeniyle tekerlekli sandalye kullanıyorum. Orta öğretimimi Ankara’da bir engelliler okulunda yatılı olarak tamamladıktan sonra, Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni kazanarak İzmir’e yerleştim. Okulu bitirdikten ve bir süre iş hayatımı bu şehirde sürdürdükten sonra İstanbul’a geri döndüm. 2003-2004 yılları arasında TESYEV’ de görev yaptım. Daha sonra Borsa İstanbul A.Ş ye girdim. Marmara Üniversitesi’nde “İnsan Kaynakları Yönetimi” alanında Yüksek Lisans eğitimimi tamamladım. Borsa İstanbul’dan 30 Mayıs 2014 tarihi itibarı ile yukarıda sözünü ettiğim projeyi hayata geçirmek için emekliliğimi istemek suretiyle ayrıldım. Bundan sonra çalışmalarımı çeşitli sivil toplum örgütleri ve medya sektöründe sürdürmeyi planlamaktayım. Evli ve bir kız çocuğu babasıyım.

16 Ağustos 2014 Cumartesi

Merhaba Özgür Gezegen

Özgür Gezegen bugün itibarı ile yayın hayatına başlamış bulunuyor. İnsanoğlu yaşadığı yerleri doğal halinden, kendi yaşamına daha elverişli hale getirmek için milyonlarca yıldır bir çaba içerisinde. Hal böyle iken, kaynakların doğru ve herkesin kullanımına uygun olup olmadığının sorgulanması kaçınılmaz. Biz de uygarlık gelişirken, bir arada yaşamak zorunda olan bu hükümran canlı türünün doğaya karşı eşit koşullarda var olmadığı ya da yine kendi yaşam döngüsü içerisinde yetilerinin bir kısmını kaybettiği gerçeğinden hareketle, sorgulamanın içerisinde bulduk kendimizi. Örneğin fiziksel olarak dezavantajlı gruplar, oluşturulan yaşam alanlarından eşit ve özgürce yararlanabiliyor mu? Yararlanıyorsa nerede, ne ölçüde ve ne kadar süre ile? Bu soruların cevaplarını arayan kişiler nasıl ulaşır? Sadece yaşadıkları ve karşılaştıkları durumlar ile böyle bir değerlendirme yaparak uygun yaşam alanlarına ulaşabilirler mi?  İşte bu sorular ve yanıtlanmasında karşılaşılan güçlükler, bizi “özgür gezegen” projesine götürdü. Bu gezegen hepimizin özgür olabileceği bir gezegen olabilir.
  

Bazılarımız; engelli, hasta, yaşlı olmaları vb. farklılıkları nedeniyle hayatın bir sürecinde de olsa dezavantajlı bir kesim olarak toplum içerisinde var oluyorlar. Ailelerimiz içerisinde mutlaka birileri, bu dezavantajlı gruba dâhil oluyor. Olmasa da okulda, alışveriş merkezinde, bir devlet dairesinde ve/veya aklımıza gelmeyen sayısız ortak alanda bu kişilerle yaşamı paylaşıyoruz. Sosyal hayata aktif olarak katılan pek çok dezavantajlı gördüğümüz gibi; kendine uygun koşullar bulamadığı ya da bu yaşam alanlarına erişemediği için deyim yerinde ise “kadrajın” dışında kalan çok fazla sayıda insan olduğunu biliyoruz. Bu insanların ve ailelerinin günlük hayatta yer alabilmeleri, tüm zaruri ihtiyaçlarını kolaylıkla karşılayabilmeleri, fırsat eşitliği çerçevesinde yaşantılarını sürdürebilmeleri bir lüks değil, haktır. Bu proje ile bu hakkın kullanımını daha üst seviyelere taşımaya katkıda bulunmayı planlıyoruz. Ülkemizde ve dünyada mevcut özgür alanlara erişim için bir köprü olmayı, bunu yaparken özgür alanların çoğaltılması ve duyurulması için ilgili kurum, kuruluş ve bireylere motivasyon sağlamayı hedefliyoruz. Özgür alanlar oluşturarak faaliyet gösterdikleri kulvarlarda önemli bir hizmet sağlayan tüm paydaşlar, muhataplarıyla bu platform üzerinde buluşturulmaya çalışılacak.

Katkıda bulunacak herkese şimdiden şükranlarımı sunuyorum.